Enflasyonda yeni hedef!

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, yıl sonu enflasyon tahminini açıkladı. Yılmaz, zamanla kredilerin büyüme hızı ve enflasyonda arzulanan görünüm farklılaşırsa ilave tedbirlerin alınabileceğini bildirdi.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, gelişmiş ekonomilere dair aşağı yönlü risklerin önemini koruduğunu, gelişen ekonomilerde iç talep kaynaklı istikrarlı toparlanmanın ise sürdüğünü söyledi. Yılmaz, 2010 yılı gıda fiyatlarındaki artışın yüzde 7,2 ile yılsonu için belirlenmiş yüzde 10,5 rakamının oldukça altında kaldığını söyledi. Enerji fiyatlarının 2010 yılı son çeyreğinde yükselişe geçtiğini vurgulayan Yılmaz, enflasyon raporuna yeni para politikasının net anlaşılması için yeni bölümler eklediklerini de bildirdi.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, son verilerin 2010 üçüncü çeyrekte gözlenen ekonomik yavaşlamanın geçici olduğunu gösterdiğini kaydetti. Yılmaz, son çeyrekte parasal koşulların yurtiçi talebi desteklemeye devam ettiğini de söyledi.
Yılmaz, zorunlu karşılık oranlarındaki değişikliklerle piyasadan toplam 22,5 milyar lira çekilmiş olacağını kaydetti.

ENFLASYON BEKLENTİSİ
Yılmaz, enflasyonun yüzde 70 olasılıkla 2011 yılı sonunda orta noktası yüzde 5,9 olmak üzere, yüzde 4,5 ile yüzde 7,3 aralığında olacağını tahmin ettiklerini açıkladı.
Başkan Yılmaz, Enflasyon Raporu'nu açıkladığı basın toplantısında, politika bileşiminin 2011 yılının kalanında sınırlı bir parasal sıkılaştırma sağlayacağı şeklinde değiştirildiği varsayımı altında, enflasyonun 2012 yılı sonunda ise orta noktası yüzde 5,1 olmak üzere, yüzde 3,3 ile yüzde 6,9 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini bildirdi.
Yılmaz, enflasyonun orta vadede ise yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını öngördüklerini de belirtti.

BÜYÜME DAHA ILIMLI OLACAK
Durmuş Yılmaz'ın açıklamalarında öne çıkan ifadeler şunlar:
- Zorunlu karşılıklardaki değişikliklerin kredi piyasasını, maliyet ve likidite kanalları üzerinden etkilemesi bekleniyor.
- Söz konusu düzenlemelerle piyasadan toplam yaklaşık 22,5 milyar lira çekilmiş olacak. Bu tutar, Türk Lirası cinsinden mali kesim hariç kredilerin yaklaşık olarak yüzde 5,8'ine tekabül ediyor.
- Son dönemde aldığımız politika tedbirlerinin önümüzdeki dönemde yurt içi talebi daha ılımlı bir büyüme patikasına getireceğini tahmin ediyoruz.
- İktisadi faaliyette üçüncü çeyrekte gözlenen yavaşlama geçici.

İLAVE TEDBİRLER ALINABİLİR
- Zaman içinde kredilerin büyüme hızının veya enflasyonun arzu edilen görünümünden farklılaşacağını değerlendirmemiz halinde ilave tedbirler alacağız.
- Güncellenen tahminlerimiz, 2011 yılı içinde sınırlı bir parasal sıkılaştırma yapılarak kredi genişleme hızının yüzde 20-25 civarında düşürüldüğü bir senaryo altında enflasyonun 2011 yılı sonunda hedefe yakın gerçekleşeceğine işaret etmektedir.
- Küresel ekonomideki sorunların daha da derinleşmesi ve yurtiçi iktisadi faaliyetin durgunluk sürecine girmesi halinde ise bütün politika araçlarını genişletici yönde kullanmamız söz konusu olacaktır.

ENFLASYON BASKISIYLA KARŞILAŞILIRSA
Küresel ekonomiye ilişkin aşağı yönlü risklerin önemini korumakla birlikte yukarı yönlü risklerin de mevcut olduğunu belirten Yılmaz, şunları söyledi:
''Özellikle, geçtiğimiz iki yılı aşkın bir dönemde gelişmiş ülkelerde uygulanan olağanüstü genişletici para politikaların küresel iktisadi faaliyet üzerindeki gecikmeli etkileri konusunda yukarı yönlü riskler bulunmaktadır.
Önümüzdeki dönemde küresel iktisadi faaliyette beklenenden daha hızlı bir toparlanma olması durumunda küresel ölçekte enflasyon baskıları ortaya çıkabilecek ve gelişmiş ülkelerin para politikalarında sıkılaştırma eğilimi başlayabilecektir. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde gerek küresel faizlerdeki yükseliş gerekse talep yönlü enflasyon baskısı karşısında politika faiz oranının ve zorunlu karşılıkların bir arada artırılması gündeme gelebilecektir.''

"KIRBAÇ CEZASI VERMİYORUZ"
Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz'ın konuşmasında öne çıkan bazı ifadeler şöyle:


-Frene biraz fazla basmadık mı sorusunun cevabı 'hayır'. Amaç büyümektir, istihdam yaratmaktır, ancak bunun sürdürülebilir olması lazım. aldığımız tedbirler sürdürülebilirliği hedefliyor
-Merkez Bankacılığında norm; şeffaflık ve öngörülebilirlik, sürpriz yapmamak. Bu norm, bugün için de geçerli
-Faiz indirimleri toplam talebi artırmak suretiyle cari açığı artırıyor dediniz mi? evet dedim. Fakat ikinci bölümü var; faiz indirimleri, türk lirasının değer kaybetmesine, ihracatın artmasına da neden oluyor. Dolayısıyla burada ben çelişki görmüyorum
-Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının son dönemde aldığı kararlar, dünyada diğer ülke merkez bankalarının aldığı kararlarla ters değil. Biz de enflasyon tehlikesine karşı sıkılaştırıcı para politikası uyguluyoruz ama bileşen farklı
-Merkez Bankası yönetiminin seçimlerin olduğu bir yerde, 'benim hiç seçim endişem yoktur' demesi herhalde doğru olmaz ama 'seçim endişem var' demesi de doğru değil. Şu ana kadar yapılanlara bakıyoruz, verilen taahhütler var, o taahhütlerin takipçisi olacağız
-Kendisine güvenen, ne yaptığını bilen bir Merkez Bankası olarak aldığımız kararların arkasındayız
-Biz kırbaç cezası vermiyoruz, ceza diye bir şey düşünmüyoruz. Aldığımız bu kararlarla bankacılık sistemimizin var olan güçlü yapısının sürdürülebilir olmasına katkı sağlayacağımızı düşünüyoruz
-Ben kendimi mucize yaratan bir başkan olarak görmüyorum. Sıkıntı yaratan başkan olarak da görmüyorum. Ben kendimi normal bir başkan olarak görüyorum

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner172

banner150

banner207