AKP İl Kadın Kolları Başkanı Emine ŞİMŞEK'den Kadın Hakları Günü Mesajı
banner221

Türk toplumunda kadının saygın bir yeri vardır. Orta Asya’da kurulan ilk Türk devletlerinde kadın ve erkek eşit haklara sahipti. Devlet yönetiminde, hakanların yanında hatun adı verilen eşleri de söz sahibiydi. Kadınlar ata binip ok atar, top oynar, güreş gibi sporlar yapar ve savaşlara katılırlardı. Toplumda tek eşlilik prensibine bağlı kalınır, ev eşlerin ortak malı sayılırdı. Namus ve iffete büyük önem verilirdi.
Osmanlı Devleti Dönemi’nde köylerde ve kasabalarda yaşayan kadınlar, her alanda eşlerine destek oluyordu. Kurtuluş Savaşı yıllarında, erkeği cepheye giden Türk Kadını, çocuğunu yetiştirmiş ve evinin geçimini sağlamıştır. Hatta silah ve cephane taşıyarak savaşa katılmıştır. Bu davranışı ile Türk Kadını, Türk toplumundaki önemli yerini bir defa daha ispat etmiştir.
Atatürk, kadınlarımızın medeni, siyasal ve sosyal haklarına kavuşması gerektiğine inanıyordu. Türk Kadınının bu durumunu Atatürk şu sözü en güzel şekilde ifade eder: “…Dünyada hiçbir milletin kadını, ben, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu Kadını kadar gayret gösterdim diyemez’’.
Türkiye’de aile çağdaş hukuk anlayışına uygun olarak medeni kanun esaslarına göre kurulmuştur. Kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Kadın erkek eşitliğinin sağlanması, toplumdaki yerini ve önemini Atatürk şu sözüyle açıklar: Medeniyetin esası, ilerlemenin ve kuvvetinin temeli, aile hayatındadır. Bu hayatta yozlaşma, muhakkak sosyal, ekonomik ve siyasi bozulmaya sebep olur.’’
Atatürk dönemi’nde Türk kadını aile kurma, eğitim yapma ve istediği mesleği seçme hak ve özgürlüğü gibi sosyal haklar kazanmıştır.
Türk ailesinin kuruluşu yeniden düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesiyle, toplumsal ve ekonomik hayatta kadın erkek eşitliği sağlanmıştı. Burada kadınların siyasi haklarından söz edilmemekteydi. Demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla yerleşebilmesi için, kadınlarımızın siyasi hakların verilmesi gerekiyordu. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında görevini fazlasıyla yapmış olan Türk Kadını, ülke yönetimine de katılmalıydı.
Medeni kanun ile kazanılan haklardan sonra Türk Kadınına yönetimde görev alabilmesi sağlayan siyasi haklar 1930’dan itibaren verilmeye başlandı.´Önce 1930’da kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı. Türk kadını, 1933’te muhtarlık seçimlerine katılma hakkına kavuştu. Türk Kadını, 5 Aralık 1934’te yapılan anayasa değişikliği ile Avrupa ülkelerinin birçoğundan önce, milletvekili seçme ve seçilme hakkını kazandı. AK Parti hükümeti olarak,  TBMM'de çıkardığımız yasalarla kadın haklarının uygulamaya geçirilmesi adına önemli mesafeler alınmıştır. 12 Eylül tarihinde gerçekleşen halkoylaması ile de Anayasamızda Kadınlarımıza pozitif ayrımcılık tanınması yönündeki değişiklik kabul edilmiş, kadınlarımız lehine yapılacak düzenlemelerin eşitlik ilkesine aykırı olamayacağı güvence altına alınmıştır.
76 yıl boyunca Türk Kadını, modern Türk toplumunda layık olduğu yeri almıştır, dedi..
Anahtar Kelimeler:
Emineşimşek5 Aralık
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner172

banner150