Ahmet Hakan, Karaman’da düzenlenen programda öğrencilerin İstiklal Marşı’nın bir bölümünü Arapça seslendirmesi üzerinden çıkan tartışmaları köşe yazısında değerlendirdi. Hakan, eleştirilerin temelinde “Arapça nefreti” ve “Osmanlıca cehaleti” olduğunu savundu.
“Tartışmanın Temelinde İki Sorun Var”
Hakan yazısında Türkiye’deki tartışmanın iki temel noktaya dayandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Türkiye’de okumuş yazmışlar arasında şu iki şey var:
-
BİR: Korkunç bir Osmanlıca cehaleti.
-
İKİ: Korkunç bir Arapça nefreti.”
“Osmanlıca ile Arapça Karıştırılıyor”
Osmanlıca konusundaki bilgi eksikliğine dikkat çeken Hakan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Osmanlıca denilenin Türkçe olduğunun farkında değiller. Türkçe yazılabilen her cümlenin Arapça harflerle de yazılabileceğini bilmiyorlar. Öyle cahiller ki Osmanlıca ile Arapçayı birbirine karıştırıyorlar. İstiklal Marşı’nın orijinalinin Osmanlıca yazıldığının farkında bile değiller.”
“Arapçaya Karşı Önyargı Var”
Hakan, Arapçaya yönelik yaklaşımı da eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“İngilizce: Kafasını gözünü kırarak konuşsalar da saygıda kusur etmezler.
Fransızca: Anlamasalar da işittiklerinde tatlı bir zevk alırlar.
İtalyanca: Bilmeseler de hayata bağlılığın göstergesi sayarlar.
Ama sıra Arapçaya gelince... Harflerinden, yazılışından, telaffuzundan bile nefret ederler. İnsan bir dilden tiksinir mi? Tiksiniyorlar resmen.”
“Aynı Durum İngilizce Olsaydı Tepki Olmazdı”
Karaman’daki tartışmaya doğrudan değinen Hakan, farklı bir dil kullanılması halinde tepkilerin oluşmayacağını savunarak şu görüşü dile getirdi:
“Karaman’da bir törende birkaç öğrenci, İstiklal Marşı’nın birkaç dizesini İngilizce okusun... ‘Karaman’da Arapça İstiklal Marşı okundu’ diye ortalığı inim inim inletenlerin bunu en küçük bir sorun haline getirme olasılığı sıfırdır.”
Hakan’ın yazısı, Karaman’da yaşanan tartışmaların ulusal basında da geniş yankı bulduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.