Bir An Çocuk Olsak

Annemin, ”Dur düşeceksin ,sözüne aldırmadan”, yine koşmak istiyorum; Yarına, umuda, kirlenmemiş dünyaya .. Okşamalı babamın elleri saçlarımı, yine kucağına almalı, beni sarıp sarmalamalı. Ve o çok sevdiğim çiçeklerle dolu oyun bahçesine yine götürmesini istiyorum. Babamın parmağını minik avucumla tutmayı istiyorum. Arkadaşlarımla, kardeşlerimle; oyuncak için kavga etmeyi, onları kıskanmayı, kıskanınca kaşlarımı sadece oyuncak için, nedensiz şeyler için asmayı istiyorum. Büyükbabamın, Büyükannemin masallarını dinlemeyi, öğütleri almayı; onların çocukluklarındaki anılarını dinlemeyi ve düşlerimde canlandırmayı, onlar anlatırlarken  geçmişi, ben zaman tünelinde geçmişlerini hayal ederken;“Dinliyor musun beni, duyuyor musun”, deyişlerindeki o yumuşak sesi duymayı istiyorum.“Elim sende”, ”Saklambaç”, ”Körebe”, “İp atlama”, “Dokuztaş” oyunlarını oynamak istiyorum. Çıkmak istiyorum şu dört duvar arasından, çimentolaşmış duygulardan, toprağı istiyor ayaklarım; tozu dumanı savurmak. Çocukluğumun bahçesindeki ağaçlara tırmanmayı, ağaç kabuklarından dizlerimin, bacağımın,kolumun kanamasını istiyorum. Ağaç üzerinde yuvasını gördüğüm kuşlar gibi, kendime ev yapmayı düşlemeyi istiyorum. Komşu bahçesindeki ceviz ağacında sallanmayı, komşu teyzenin anneme beni şikayet etmesini istiyorum. Kısacası ele avuca sığmamak istiyorum. Özlüyorum çocukluğumu ; Annemin babamın kollarında masal seslerinde uykuya dalışımı.. Annemin babama, babamın anneme sevgi dolu söyleşilerini, saygılı seslenişlerini özlüyorum. O kalabalık aile sohbetlerinde uyuma numarası yapmayı ve uyuyan çocuklarını kucaklayıp nergis kokulu yatağıma götürüşlerindeki sıcaklığı özlüyorum.Buram buram sevgi kokan evimi özlüyorum . İlk sevinçlerimi, ilk çığlıklarımı, ilk alkışlarımı özlüyorum. Okula başladığım ilk günü; lk öğretmenimi, sınıfımı, derslerle tanıştığım o günü ve kalem, defter, silgi kokusunu çok özlüyorum. Bir çocuk gibi ağlamak istiyorum. Ulu orta ve kesintisiz. Tutmaya çalışmadan. Tutunmaya çalışmadan. Durmadan.... Yorulup uyuyuncaya kadar .. Ayıplanacağını, alay konusu olacağını düşünmeyerek ağlamak... Bir çocuk gibi ağlamak, elinden oyuncağı alınan bir çocuk gibi. Bir çocuk kadar basit sebeplerle ağlamak. Korkmadan, çekinmeden, kızaran şiş göz kapaklarımı makyajla  gizlemeden, ağlamak istiyorum; özgürce! Gözünden ve burnundan süzülenleri koluna sile sile ağlamak. Anneme, babama sarılarak ağlamak, bir türlü ağlama nedenimi diyememek ve ağlamak. Ve ben ağlarken annemin sıcak elleriyle göz yaşlarımı silmesini, yine sevgi dolu bakışlarındaki güzelliği görmek istiyorum. Çocukça çokça ağlarken, hıçkırıktan konuşamamayı özlüyorum. Şimdilerde boğazıma düğümlenen kör düğümleri, hüzünleri çözerek ağlamayı istiyorum. Çıkara dayatmalı dostluklarda, arkadaşlıklarda yaşadığım spazmlarımı yok edecek kadar pınarlarımdan yaşların dökülmesini istiyorum. Gülmek istiyorum ; bayılana kadar, karnıma gülmekten girmeli kramplar.. Yanaklarım kızarıp, yine gamzelerimde karanfiller açacak kadar gülmek istiyorum. Gıdıklamadan annem babam, kardeşlerim beni gülmek istiyorum;çocukluğumdaki gibi..! Sağlam sevgileri görüp, sevgiye and içmiş yürekleri seçip; dostluk, kardeşlik, barış için çıkarsız diyaloglarda gülmek İstiyorum.   
Ne tatlı, ne güzelmiş çocukluğum; Ne kadar sade, en derin  sevgi güneşinde canımı yakmayan beni ben eden, “Canım çocukluğum!” Hatırlayınca huzur veriyor, psikolojimi değiştiriyor. Yaşamdan keyif almama neden oluyor ve ben dündeki yaşadıklarıma, çocukluğuma ve bana bilincimdeki yerini solmayan güllerle hep canlı tutan çocukluğumun sahipleri, sevgili anne ve babama çok teşekkür ediyorum!

Bilinçlerde, belleklerde çocuğunun; çocukluğunu güzelliği ile yaşatan, tüm anne ve babalara sevgiler!!!


google-site-verification: google1aafcbfdccd9cf4f.html