ümraniye evden eve nakliyat bahçeşehir evden eve nakliyat

Ak Parti tabanında meşhur bir söylem var.Ak Partinin fabrika ayarlarına dönmesi talebi. Yani kurulduğu 2001 yılındaki heyecanı yeniden yakalaması. Bu ayarlar içinde; hizmet odaklı temiz bir siyaset söylemi, güçlü Türkiye yi inşa etmek için yola çıkmış samimi ve inançlı bir kadro özlemi, ortak aklın yön verdiği dava arkadaşlığı ruhu, millete efendi değil hizmetkar olmaya talip bir teşkilat yapısı, milli iradeyi üstün tutan bir siyaset pratiği gibi Ak Parti siyasetine ruh veren ayarlara dönülmesi.

Peki bu mümkün mü? Bence ideal hedefler anlamında fabrika ayarlarını yakalamak elbette arzu edilmelidir. Ancak ne Türk toplumunun sosyal Ve ekonomik yapısı 2001 yılındaki şartlara sahiptir, nede Ak Parti kadroları kuruluş dönemi koşullarında siyaset yapmaktadır. Deyim yerinde ise köprünün altından çok sular akmıştır.

Kentli ve eğitimli nüfusun artış gösterdiği ülkemizde, ekonomik refah seviyesi artmış ,iletişim ve teknoloji alanındaki yeni buluşlar hayatımızı esir almıştır. Bilim alanı Ve ekonomik sahadaki gelişmeler sosyal hayatımızda derin değişimlere yol açmıştır .Özellikle internet, sosyal medya, akıllı telefonlar insan ilişkilerine yeni bir boyut katmıştır. Bütün bu gelişmeler toplumun yaşam tarzı, öncelikleri, hayata bakışı gibi temel parametrelerde ciddi değişimler yaşanmasına neden olmaktadır .Bu durum siyaset yapma biçiminde yeni yaklaşımları zorunlu kılmaktadır.18 yıl önce hayatımızda bulunmayan akıllı telefon ve sosyal medya günümüzde siyasette belirleme gücüne erişebilmektedir.

İnternet fanusunda yetişen, kapitalizmin tüketim ve marka çılgınlığına bulaşmış, kullan-at mantığına sahip ,aynı zamanda dünya ile sıkı ilişkiler kurabilen daha zeki bir genç nesille karşı karşıya olduğumuz gerçeğini de görebilmeliyiz.

Ak Parti kadroları da eski steril dava adamlığı yapısında değildir. Siyaseti güç ilişkileri içinde değerlendiren faydacı yaklaşıma sahip yeni bir nesil gelmektedir. Parti 17 yıllık bir iktidar deneyimi kazanmış, Parti kadroları deyim yerinde ise iktidar gücünün şehvetini (!)iliklerine kadar hissetmiştir. Son zamanlarda Devlet-millet ilişkisinde yanlış bir biçimde devletli olma konforu na yaslanmıştır. Bügün bu aşamalarda, ülkeyi karşılıksız seven dava adamları ya yaşlanmış yada tasfiye olmuştur.

Bütün bu gerçekleri göz önüne alarak diyebilirim ki, ne fabrika aynı fabrikadır, ne piyasa o dönemki şartlara haizdir. Yani fabrika ayarlarına dönmek zamanın ruhuna aykırıdır. Fabrika ayarlarına dönmekten kastedilen Kurucu kadronun görev başına gelmesi ise, eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı söylemi aklıma geliyor.

O halde ne yapmak gerekir? Bence toplumun değişen dinamikleri ele alarak Ak Parti siyaset felsefesini, söylemini ve pratiğini değiştirmek zorundadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin getirdiği yeni ittifak ilişkilerini de dikkate almak durumundadır.

Şahsi kanaatim; Ak Parti değişimcive reformcu kimliğine yeniden dönmelidir. Evrensel insani ilkeleri önceleyen, demokrasi, özgürlük, adalet, şeffaflık, dürüst yönetim, ekonomik istikrar, siyasi hoşgörü gibi alanlarda toplumsal değişim talebini yöneten bir ruhu yakalamalıdır. Ayrıca Parti içi demokrasi alanında ezber bozan yaklaşımlar sergilemelidir. Partinin toplumsal barış ve uzlaşmaya yönelen yeni bir siyaset diline ihtiyaç vardır.

Aksi takdir de kendini yenilemesi ve yeni nesillere umut aşılaması çok zordur.

Saygılarımla..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner160

banner207

banner201

< meta name="Yandex-verification" content="31dbfa85fb1a359b" /> < html> < meta http-equiv = "Content-Type" content = "text / html; charset = UTF-8"> < body>doğrulama: 31dbfa85fb1a359b < body > < / body> < / html>