ümraniye evden eve nakliyat bahçeşehir evden eve nakliyat

15 Temmuz Mesajları
banner250

RECEP KONUK:

Liderlik her kişinin değil er kişinin işidir.

Lider cesur ise o cesaret tüm millete sirayet eder.

15 Temmuz’da milletin sandıkta sergilediği iradeyi namus bilen ve ben bugüne kadar halkın gücünün üstünde bir güç tanımadım diyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milletimiz sandıktaki iradesi ile birlikte demokrasimize sahip çıkmıştır. Bizim 15 Temmuz’dan çıkardığımız en önemli derslerden biri şudur liderlik her kişinin değil er kişinin işidir. Sadece ortalık süt limanken değil, zor zamanlarda en önde yürürseniz lider olursunuz. Liderlik cesaret ister ve lider cesur ise o cesaret tüm millete sirayet eder. 15 Temmuz, tüm milletimizin bir liderin etrafında kenetlenerek demokrasisine yapılan saldırıyı yerle yeksan ettiği ve geleceğine sahip çıktığı, darbelerle darbelenmiş yaralı demokrasisine kişilik kazandırdığı, vesayet kırıntılarından da kurtulma iradesini ortaya koyup tam ve reşit demokrasi olma yolunda eşiği geçtiğimiz tarihtir” diyen Genel Başkan Recep Konuk, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle mesaj yayınladı.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan 25 ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili ve Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, “Bundan tam 3 yıl önce demokrasi tarihimizin en önemli sınavını verdik. Demokrasimize, birliğimize ve istikbalimize kasteden o menfur saldırı karşısında milletimiz bir olarak, birlik olarak demokrasimize sahip çıktı, sandıkta tecelli ettirdiği iradesinin gasp edilmesine müsaade etmedi” diye konuştu.

“MİLLET İRADESİNE MÜDAHALEYE ASLA İZİN VERİLMEMİŞTİR”

Başkan Konuk açıklamasında, ülkesine koşulsuz sevgiyle bağlı, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü ortak değer olarak benimsemiş milletimizin cesaret ve feraseti o gün ülkemizi karanlığa sürüklemek isteyenlerin hayasız girişimini boşa çıkardığını, her ne şekil veya gerekçe ile gelecekte de böyle heveslere kapılacaklara karşı verdiği güçlü ses ve tavırla da demokrasimize ve millet iradesine müdahaleye asla izin vermeyeceğini ilan ettiğini belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü;

“O gün verdiğimiz demokrasi mücadelesinde kaybettiğimiz kardeşlerimizi, demokrasi bayrağını yere düşürmemek için en ön saflarda mücadele eden demokrasi kahramanı şehitlerimizi, özlemle, rahmet ve minnetle anıyoruz. Dualarımız onlarla.

Onların fedakârlığı ve cesareti ile birlikte o gün meydanlarda, sokaklarda, kışla önlerinde verdikleri mücadele ile ülkemiz demokrasisine Cumhuriyetimiz öncesinde musallat olmuş müdahalecilik geleneğini bir daha devreye girmemek üzere sistemden söküp atan milletçe ortak hatıramızı, tavrımızı unutmamak ve unutturmamak hepimizin mesuliyeti, hepimizin sorumluluğudur.

15 Temmuz Türkiye siyasetinin fasit daireye hapsolmuş gelgitlerini bitiren tarihi bir dönüm noktasıdır. Türk siyasetinin fasit dairesi o güne kadar, istisnalar hariç sandıkla gelenin darbe

ile gitmesi ya da tankın namlusunun ucu kışladan görünür görünmez millet iradesinin vesayet odaklarına teslim edilmesidir. 15 Temmuz’da milletin sandıkta sergilediği iradeyi namus bilen ve ben bugüne kadar halkın gücünün üstünde bir güç tanımadım diyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milletimiz sandıktaki iradesi ile birlikte demokrasimize sahip çıkmıştır. Bizim 15 Temmuz’dan çıkardığımız en önemli derslerden biri şudur liderlik her kişinin değil er kişinin işidir. Sadece ortalık süt limanken değil, zor zamanlarda en önde yürürseniz lider olursunuz. Liderlik cesaret ister ve lider cesur ise o cesaret tüm millete sirayet eder. 15 Temmuz, tüm milletimizin bir liderin etrafında kenetlenerek demokrasisine yapılan saldırıyı yerle yeksan ettiği ve geleceğine sahip çıktığı, darbelerle darbelenmiş yaralı demokrasisine kişilik kazandırdığı, vesayet kırıntılarından da kurtulma iradesini ortaya koyup tam ve reşit demokrasi olma yolunda eşiği geçtiğimiz tarihtir” dedi.

“DEFALARCA YAŞADIK, HER DARBEDE KAYBEDEN MİLLETİMİZ OLMUŞTUR”

Genel Başkanı Recep Konuk, ülkemizde yaşanan darbelerde kaybedenin hep millet olduğunu söyleyerek şunları söyledi;

“3 yıl önce geçtiğimiz eşik öyle bir eşiktir ki, darbeler veya müdahalelerle bozulan ekonomik, sosyal ve siyasal düzeni tekrar tekrar tesis etmek için yıllarca ziyan ettiğimiz zamanımızı ve eforumuzu artık yeniden inşa değil geleceği inşa etmek için kullanmamızı sağlayacak bir eşiktir. Ekonomideki, sanayideki, ticaretteki, teknolojideki ilerleme büyümemizin, dünya milletler ailesi arasında itibarlı ve güçlü bir ülke olmanın yegâne yolu kuşkusuz güçlü demokrasi ve ülkemizi içe kapatan asıl işi ve hedeflerine odaklanmasını engelleyen istikrarsızlıklardan, demokrasi dışı müdahalelerden ari olmaktır. Defalarca yaşadık, biliyoruz; her darbede kaybeden milletimiz oldu. Her açık veya örtülü müdahalede ekonomik veya uluslararası siyasi hedeflerimizi ertelemek, ötelemek veya vazgeçmek durumunda kaldık. Her darbe veya müdahalede sanayimiz sendeledi, uluslararası ticaretimiz geriledi, söz sahibi olduğumuz uluslararası örgütlerde sesimiz kısıldı, binlerce millet evladı bedel ödedi, milletin sevdikleri, milletini sevenler bir birinden koparıldı, maddi kayıplarımızı telafi için yıllarımız kayboldu, manevi, insani kayıplarımız hiç geri gelmedi. Biz demokrasi tarihimizden öğrendik ki, darbelerin iki yüzü vardır, bir görünen yüzü bir de görünmeyen yüzü. Görünen yüz bellidir silahı elinde bulunduranlar, görünmeyen yüz ise darbecilerin hizmet ettiği mahfiller. Bu görünmeyen yüzün iç veya dış odaklar olmasının bir önemi yoktur, neticede onlar kazanan tarafta millet kaybeden taraftadır.”

“DARBENİN ASIL HEDEFİ MİLLETTİR”

“Yakın ve uzak tarihimizden tecrübeyle sabittir; darbe sadece siyasete, yönetenlere yapılmaz, darbenin asıl hedefi millettir ve şükür ki milletimiz 15 Temmuz’da kendisine ve kendi iradesine darbe yapılmasına müsaade etmemiştir” diyen Başkan Konuk, mesajını şu sözlerle tamamladı;

“Ancak, asla akılımızdan çıkarmayacağız ki, o darbe girişiminin görünmeyen yüzleri dün silahla yapamadıklarını hem bugün hem yarın başka enstrümanları kullanarak yapmaya çalışacaklar. Milletle, millet hissiyatı ve asliyeti ile bütünleşmiş siyaseti bir birinden

uzaklaştırmaya çalışacaklar. Kah ekonomimizi, kah huzurumuzu, kah istikrarımızı, kah kurumlarımızı, kah kişileri, milletin sevdiklerini, milletin sevdiklerinin itibarını hedef alacaklar. Ben inanıyorum ki, milletimiz dün buna müsaade etmedi, yarın da etmeyecek. 15 Temmuz’da uyanıktı yarınlarda da uyanık kalmaya devam edecek. Millet olarak, siyaset kurumu olarak herkesin menfaatinin çatıştığı bu coğrafyada uyanık olmak ve uyanık kalmak zorundayız. Bu aynı zamanda bizim 15 Temmuz şehitlerine karşı borcumuzdur. Bu uyanıklık ve uyanık kalma hali, onların verdiği mücadele, sergilediği cesaret ve gösterdiği fedakârlığın bize yüklediği mesuliyettir. Biz o uyanıklığı göstereceğiz ve sürekli uyanık kalacağız, unutmayacağız ve unutturmayacağız ki, bu topraklarda istiklalimize ve demokrasimize karşı hayasızca bir saldırıya kimse cesaret edemeyecek, gelecek nesiller bedel ödemek zorunda kalmayacak.

Bu vesileyle Kahramanlıklarıyla demokrasimizi muhafaza etmemizi sağlayan demokrasi şehitlerimizi bir kez daha rahmetle ve minnetle, gazilerimizi şükranla anıyorum. Demokrasisini güçlendirmiş, yeniden inşa sürecinde önemli bir merhaleyi geride bırakmış Türkiye’nin, daha güçlü, daha müreffeh, daha kudretli bir geleceğe doğru adımlarını hızlandırmış olarak yürümesi için hepimizin mesuliyetleri olduğunu hatırlatarak, Rabbimin milletimize 15 Temmuz gibi badireler yaşatmamasını temenni ediyorum.” dedi.

DR. RECEP ŞEKER;

“AZİZ MİLLETİMİZ 15 TEMMUZ’DA BÜYÜK BİR KAHRAMANLIK DESTANI YAZMIŞTIR”

AK Parti Karaman Milletvekili Dr. Recep ŞEKER, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle bir açıklama yaptı. ŞEKER, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemiz hain bir darbe girişimine maruz kaldı. Hain Fetö terör örgütüne mensup ihanet çeteleri, aziz vatanımızın ve milletimizin korunması ve savunulması için kendilerine emanet edilen savaş uçaklarını, helikopterleri, tankları ve silahları ülkemize ve milletimize çevirerek geleceğimize ve demokrasimize karşı silahlı darbe teşebbüsünde bulunulmuşlar, halkımızın ve kurumlarımızın üzerine bomba yağdırmışlar, tankları insanlarımızın üzerine sürerek vatandaşlarımıza kurşun sıkmışlardır.

Bu hain darbe girişimine karşı milletimiz, bağımsızlığı ve milli iradesinden taviz vermemiş, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine kadını, erkeği, genci ve yaşlısı ile sokaklara dökülmüş, tankların üstüne çıkmış, paletlerin altına yatmıştır. Kendisine mermi yağdıran helikopterlere ve savaş uçaklarına aldırmadan üzerine sürülen tanklara tekbirlerle koşan vatan evlatları, vatanımız ve mukaddesatımız uğrunda her zaman gözümüzü kırpmadan canımızı verebileceğimizi ve bu aziz milletimizin asla ama asla hiçbir zaman teslim alınamayacağını tüm dünyaya haykırmıştır.

Aziz milletimizin 15 Temmuz'da göstermiş olduğu cesareti, dirayeti ve mücadelesi ile bu topraklarda Çanakkale ruhunun halen çok diri olduğunu göstermiş ve büyük bir kahramanlık destanı yazmıştır. 15 Temmuz direnişi ile ezanına, bayrağına ve bağımsızlığına sahip çıkan milletimiz; bu uğurda 251 şehit vermiş, 2.626 vatandaşımız da gazi olmuştur.

Milli iradenin vesayete, cesaretin ihanete, milletin hainlere galiba çaldığı, insanlık tarihine altın harflerle yazılan büyük kahramanlık destanı 15 Temmuz’u ve 15 Temmuz kahramanlarını asla ama asla unutmayacağız ve unutturmayacağız.

15 Temmuz, milli iradenin darbe ve şiddet karşısındaki kati zaferidir. Milletimiz silahsız elleri, çıplak yumrukları, iman dolu göğsü, inanç ve cesareti ile zulme, zorbalığa, haksızlığa, işgal ve şiddete karşı verdiği mücadeleyle tüm dünyayı kendisine hayran bırakmış kendi iradeleriyle siyasetine, tercihlerine, özgürlüğüne, geleceğine sımsıkı sahip çıkmıştır. 15 Temmuz gecesinde ve sonrasında devam eden demokrasi nöbetleri ile sokakları, caddeleri, meydanları darbecilerin silahlı zorbaları değil asil milletimizin iradesi zapt etmiştir.

15 Temmuz, tüm dünyada ki mazlumlar, garipler kendi vatanlarında işgale ve sömürgeye maruz kalan milletler için kurtuluşun müjdecisi olmuştur. 15 Temmuzda milletimiz insanlığın vicdanının kendini büyük sananlardan daha büyük olduğunu tekbirlerle, ezanlarla, salalarla tüm dünyaya ilan etmiştir. Susturulmak istenen ezanlarımız susturulamamış, ezanlar ve salalar minarelerimizden daha gür seda ile yükselmiş yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine milletimiz, vatanımızın birliği, beraberliği ve selameti için başlayan Demokrasi ve Milli İrade nöbetlerine aralıksız olarak bütün fertleri ile katılmışlardır.

Karamanlı vatandaşlarımız da 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı Aktakke Meydanı’nda tek vücut halinde karşı durmuş, Milli İrade nöbetlerine yediden yetmişe büyük bir coşku ile katılarak meydanlarımızı demokrasi meydanlarına dönüştürmüşlerdir.

Şanlı Türk milleti olarak coğrafyamızın, bölgemizin, dünyanın geleceğine talibiz. Mazlumların yanında zulmün ve zalimin her zaman karşısındayız. Bizi ne terör örgütlerinin alçakça saldırıları, ne onları kullanan güçlerin sinsi oyunları durdurabilir ve yolumuzdan alıkoyabilir. Bir ölecek ama bin dirileceğiz. Ölümü ölümle korkutarak yolumuza devam edeceğiz inşallah. Kalbimizden inancı, yüreğimizden cesareti, bileğimizden gücü, sırtımızdan teri hiç eksik etmeden durmaksızın ülkemizin 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine koşacağız.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeni ile ülkesine, devletine ve demokrasisine canı pahasına sahip çıkan aziz milletimize en içten dileklerimle şükranlarımı ve saygılarımı sunar, şehit olan güvenlik güçlerimizi, polisimizi, askerlerimizi ve sivil vatandaşlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun. Allah hepsinden razı olsun. Gazi kardeşlerime de en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Allah (C.C) hepsinden razı olsun.” dedi.

ABİDİN ÇAĞLAYAN

AK Parti Karaman İl Başkanı Abidin Çağlayan, "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" dolayısıyla yayınladığı mesajında;

Tarih yapan ve tarih yazan bir milletin ahvadı olarak 15 temmuzda yeni bir tarih yazan milletimiz. Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir direniş sergilemiştir. Belki bize yabanacı uluslar için o gün yaşananlar anormal bi durum du ama Türk milleti için inancı gereği olması gerekenlerdi, çünki şahadet bizim inancımızda en yüksek mertebe, vatan ve bayrak en önemli kutsallarımızdır. Bunlar için yaşar bunlar için can alıp can veririz.

Hain darbe ve işgal gecesinde, bütün vatandaşlarımızın yüreklerindeki inanç ile sabaha kadar canla başla mücadele ederken, dünyanın tüm mazlum milletlerinin yüreği bu necip millet ile atmış, yaşlı gözlerle yüreklerden dökülen dualar, memleketin bütün camilerinden yükselen sâlâlar mazlum milletimizi sarıp sarmalamıştır.

Gencinden yaşlısına bu aziz milletin her bir ferdi, 15 Temmuz'un simge ismi Ömer Halis DEMİR başta olmak üzere 249 şehidimiz, Kahramanlık destanlarıyla hainlerin bir daha cesaret edemeyeceği bir ders vermiş olup, çağlara ve nesillere yol gösteren birer meşale olmuştur.

Yüzyıllar içinde etle tırnak gibi kaynaşmış olan milletimizin dünyaya takdim ettiği bu kararlı tutum her türlü takdirin üzerindedir.

15 Temmuz darbe gecesinin 3. Yıl dönümünde,  bir kez daha bu aziz milleti yok etmek ve bu vatanı bölüp parçalamak isteyen dâhili ve harici düşmanlara ve hainlere karşı, bütün kararlılığımızla ilan etmek istiyoruz ki, ne yaparsanız yapın asla başaramayacaksınız. Milletimizi bölemeyeceksiniz, bayrağımızı indiremeyeceksiniz, vatanımızı parçalayamayacaksınız, devletimizi yıkamayacaksınız, ezanlarımızı susturamayacaksınız, bu millete asla diz çöktüremeyeceksiniz.

Bu kararlılıkla bir kez daha milletimizin bekası için cennete yolcu ettiğimiz başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle ve şükranla yâd ediyor, Bu şanlı direniş sürecinde gazilik mertebesine erişen kahramanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

SAVAŞ KALAYCI

Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayınlayarak, hain kalkışmada göğsünü siper ederek hayatlarını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle andı.

Belediye Başkanı Savaş Kalaycı mesajında şu ifadelere yer verdi:

“15 Temmuz 2016 gecesinde hainler yurdumuzu ele geçirmek için bir kalkışma girişiminde bulunmuş polis, asker ve sivillerden oluşmak üzere 250 vatan evladımızı şehit etmiştir. Devletimizin ve Yüce Türk Milletinin birliğine ve bütünlüğüne kast eden hain saldırı, şerefli milletimizin gösterdiği birlik ve beraberlik olgusuyla dünyaya örnek olmuş, hedefine ulaşamamış, bastırılmıştır. Söz konusu vatan olunca her şeyin teferruattan ibaret olduğunu aziz milletimiz bir kez daha göstermiştir.

Bu duygu ve düşüncelerle mukaddes vatanımızın bölünmez bütünlüğü için canlarını hiç düşünmeden feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum. Gazilerimize Allah’tan sağlıklı ve hayırlı ömürler diliyorum. Darbe girişimine karşı dik bir duruş sergileyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımı sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar var olacaktır.”

ABDURRAHMAN KURT

İl Milli Eğitim Müdürü Abdurrahman Kurt, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü sebebiyle bir mesaj yayımladı.

İl Müdürü Kurt mesajında şu ifadelere yer verdi:

Yüzlerce yıllık tarihimiz boyunca milletimiz, kendi iradesi dışında bir takım düşmanların zorbalığıyla; özgürlüğünü, geleceğini, bağımsızlığını ele geçirme tehlikeleriyle karşı karşıya gelmiştir. Bu saldırıların bazıları dışarıdan gelen düşmanın sınırlarımıza yönelik işgalini hedeflerken bazıları da dış destekli içimizde yer alan iş birlikçilerin yıllarca gizli tuttuğu ihanet dolu emellerini göstermektedir.

15 Temmuz 2016 gecesi de bu doğrultuda yapılan hain bir darbe kalkışmasıdır. Bu toprakların değerleriyle büyümüş Anadolu insanının; vatan, millet ve bayrağı için canını ortaya koyan evlatlarının düşmana uşaklık eden güruha karşı duruşu da yine kendine yakışır nitelikte olmuştur.

15 Temmuz’da, Türkiye Cumhuriyeti’ne, demokrasiye, milli iradeye, temel hak ve özgürlüklerimize karşı yapılmaya çalışılan darbe, milletimizin canı pahasına gösterdiği direnişle bertaraf edilmiş, tüm dünyaya bir kez daha emsal teşkil edecek bir destana dönüşmüştür.

Her geçen gün gücünü daha da artıran ülkemizin aklıselim ve kalbiselim gençlerini yetiştirirken bize düşen, Malazgirt’ten Çanakkale’ye taşıdığımız bilinçle birlik ve beraberliğimizi pekiştiren 15 Temmuz ruhunu yeni nesillere nakşedebilmektir.

Bu vesileyle Çanakkale’den 15 Temmuz Direnişine milletinin iradesine sahip çıkmak için başka canlar hür yaşasın diye kendi canını bir an bile düşünmeden feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Aynı gece tanklara bedeniyle karşı koyan, kurşunlara rağmen ülkesine sahip çıkan tüm gazilere sağlık ve uzun ömürler diliyor, milletimizin 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nü kutluyorum.

KMÜ REKTÖRÜ PROF. DR. MEHMET AKGÜL’ÜN 15 TEMMUZ MESAJI

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Rektör Akgül, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Milletimizin yaşadığı en karanlık gecelerden birisi olarak kayıtlara geçen 15 Temmuz, her yıldönümünde bizlere derin bir kederi ve aynı zamanda bu ihanete karşı duruşun verdiği büyük gururu bir kez daha yaşatmaktadır. 250’yi aşkın vatandaşımızın hayatını kaybettiği bu hain girişim, milletimizin azim ve cesaretinin de en önemli sembollerinden birisi olmuştur.

Tarihi boyunca çeşitli savaşlar, saldırılar ve darbeleri atlatan milletimiz bu sefer kendi üniformasını taşıyan, kendi kimliğini barındıran ve sureti haktan görünen hainler tarafından işgal altına alınmaya çalışılmış fakat aziz milletimiz bu oyuna müsaade etmemiştir. O gece silahlara, tanklara ve uçaklara meydan okuyarak kendi canını ve hatta canından daha fazla değer verdiği evlatlarını dahi bu vatan uğruna şehit veren milletimiz büyük bir fedakârlık örneği sergilemiştir. 15 Temmuz; vesayete karşı milli iradenin, ihanete karşı ise cesaretin kazandığı, Türk milletinin yeniden dirilişinin günü olmuştur.

İmanı ve azmi ile ihanet şebekesine karşı duran milletimiz o gece verdiği mücadele örneği ile vesayet altına girmeyi reddetmiş, bağımsızlık aşkını bir kez daha göstermiş ve vatan sevgisini perçinlemiştir. Bu hain girişimi ve bu ihanet karşısında canını ortaya koyan şehitlerimiz ve gazilerimizin direnişini hiçbir zaman unutmamak bizim en büyük görevimizdir.

Bu vesileyle milleti, vatanı, bayrağı uğruna canını veren tüm şehitlerimizle birlikte 15 Temmuz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize de şükranlarımı sunuyorum”

KTSO'DAN 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ MESAJI

Karaman Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Ahmet ÇELİK ve Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gökhan ALKAN “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

“Milli birlik, beraberlik, kardeşlik, demokrasi, hoşgörü, paylaşımcılık, yardımlaşma ve dayanışma; Ülkemizin sahip olduğu en önemli değerlerdendir. Bu müstesna değerlerimizin ışığında, yüce devletimiz ve asil milletimizin de gayretleri ile ülkemizin kalkınma ve gelişme trendinin büyük ivme yakaladığı aşikârdır. Ülkemizde her daim yoğun bir şekilde yaşadığımız milli ve manevi değerlerimiz ile ülkemizin kalkınma ve gelişme trendini hazmedemeyenler tarafından, ülkemizin ve aziz milletimizin birlik, beraberlik ve bütünlüğüne yönelik hain saldırılarla karşı karşıya kaldığımız hepimizin malumudur. Bu manada Türkiye, 15 Temmuz akşam saatlerinden itibaren tarihinin en kritik günlerinden birini yaşamıştır. Ülkemizin ve milletimizin gözbebeği olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinde yuvalanmış bir grup, emir-komuta zinciri dışına çıkarak darbe girişimi başlatmıştır.

Menfur darbe girişiminin ilk haber alındığı andan itibaren Karaman Ticaret ve Sanayi Odası olarak kararlı bir duruş sergileyerek devletimizin ve milletimizin yanında olduk. Dün olduğu gibi bu gün de devletimizin birlik ve bütünlüğünü tehdit eden tüm terör örgütlerine karşı hukuk devleti ilkelerinden taviz vermeden, amansız bir şekilde mücadele edilecektir. Milletimizin huzuruna ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğüne yönelik yapılan bu alçakça girişimler hiçbir zaman amacına ulaşamayacaktır.

İstikbalimiz uğruna mücadele veren, bu uğurda şehitlik yâda gazilik mertebesine ulaşan güvenlik güçlerimiz ve halkımız ile bu darbe girişiminin bozguna uğratılmasının ardından ülkemiz genelinde olduğu gibi kentimizin meydanlarında demokrasi nöbeti tutarak milli iradeye sahip çıkan aziz milletimizin tüm fertlerine, güvenlik güçlerimize, tüm kurum ve kuruluşların yetkililerine, siyasi iradeye, sivil toplum kuruluşlarına basınımızın güzide temsilcilerine, yediden yetmişe herkese minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Ülkemizi, tarihinde görülmemiş bir karışıklık ve kargaşaya sürüklemek, Türkiye’yi iç savaş ortamına sokmak isteyenlere rağmen, milletimizin hiçbir güç odağına fırsat tanımayacağına olan inancımızla, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nde, “Demokrasi Şehitlerimizi” ve Vatan için canlarını feda eden tüm evlatlarımızı rahmetle anar, “şehit ve gazilerimizin yakınlarının” acılarını paylaşır, milletimize şükranlarımızı sunarız” ifadelerine yer verdiler.

SELMAN OĞUZHAN ESER

Bundan üç yıl önce, 15 Temmuz 2016 'da, Aziz Türk Milleti, yaklaşık 40 yıldır devletin her alanında yuvalanmış hain FETÖ’nün darbe girişimine kahramanca direnerek unutulmaz bir demokrasi mücadelesi vermiştir. Milletimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla ve bu topraklarda müebbed yankılanacak ezan ve salaların yüreklerde oluşturduğu cesaret ve imanla meydanlara çıkmış, o karanlık gecede bu vatanın yılmaz savunucusu olduğunu tekraren ilan etmiştir. 

15 Temmuz Destanı demokrasi tarihimizde bir milattır. Genci, yaşlısı, kadını, erkeği sokaklara çıkarak tanklara, uçaklara, helikopterlere, mermilere ve toplara bedenlerini siper etmişlerdir. Bu mücadele, tarihimizin zaferlerle dolu olmasında temel unsur olan Milli Mücadele ruhunun hâlâ bedenlerimize hükmettiğini ve bu ruhun asırlar geçse de kaybedilmeyeceğini kanıtlar niteliktedir.

15 Temmuz’da sadece o gün için değil, gelecekte de benzeri hain planlar yapma hevesinde olanlara birlik ve dirlik dersi veren Milletimiz, söz konusu Vatan olduğunda neler yapabileceğini bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. İstiklâl Harbi’nin mağlup zihniyeti, o gün mütemadi mağlup kılınmıştır. O gece meydanlarda şahadete ve gaziliğe erenlere neler borçlu olduğumuzu biliyoruz. Bizler, İstiklâl Harbi galiplerinin torunları olarak istiklalimize tekrardan sahip çıkmanın onurunu yaşıyoruz. 

Milletimizden aldığımız güçle, Milletimizin Vekili olarak, var gücümüzle terörle mücadele kapsamında ne yapılması gerekiyorsa yapacağız. Son terörist hukuk önünde hesap verene kadar mücadelemize devam edeceğiz.

Bu aziz mücadelenin nezdinde, canından, ailesinden, evlatlarından vazgeçerek bu toprakları vatan kılmamızı ve vatan tutmamızı sağlayan tarihimizdeki bütün şehit ve gazilerimize Yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Allah, bizi dünyada da ahrette de onlara yakın olanlardan eylesin.

MEHMET KARAKAŞ

15 Temmuz gecesi ordumuzun içine sızmış bir avuç terörist milletimizin emaneti olan silahları millete çevirdiler. Tankları, tüfekleri halka yöneltip, bu milletin iradesini gasp etmeye çalıştılar. Batı emperyalizminin ve siyonizm'in bir oyunu olan bu hain darbe girişimi milletimizin kahramanca direnişi, milyonların meydanlara çıkarak, göğsünü tanklara ve silahlara siper etmesi sayesinde engellendi. Bu hain darbe girişiminde şehit olan kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına ise başsağlığı diliyoruz. Gazilerimize şifa ve Milletimize de sabırlar diliyoruz. Rabbim o acı günleri bu necip millete bir daha yaşatmasın. Ülkemizi sağcı- solcu, Alevi-Sünni, Kürt -Türk diye bölmeye çalışanlara Yüce Allah fırsat vermesin.

15 Temmuz darbe girişimi ihanetlerin en büyüğüdür. Bu ihanete rağmen bu milletin kalbindeki iman nuru asla söndürülemeyecektir. Milli Görüş lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan yıllar önce sanki bu günleri görmüşçesine şu sözleri söylemişti: "Bir milletin asıl gücü ne parası, ne tankı, ne topudur. Asıl gücü inançlı ve ahlaklı evlatlarıdır."

Milletimizin şerefli evlatları o gece bu gerçeği gösterdi. Milletimiz inancı ve kahramanlığı ile iradesine ipotek koymak isteyenlere gereken dersi vermiştir. O kanlı gecede 249 şehit verdik, iki bini aşkın vatan evladı gazilik şerefine ulaştı. Allah onlardan razı olsun.

Bu ülkenin her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacı vardır. Toplumun bütün kesimleri olarak kavga değil barış, çatışma değil diyalog ortamını oluşturacak çalışmalar yapmalıyız, kutuplaşmaya asla fırsat vermemeliyiz. Kardeş kavgasında kazananı değil kaybedeni olacağını unutmamalıyız.

FETÖ darbe girişimi dahil Türkiye'de oynanan bütün oyunların perde arkasında dış güçler ve onun işbirlikçileri vardır. AB ve ABD’nin dost olmadığını bilmeli hiçbir konuda güvenmemeliyiz. Bu gerçekten hareket ederek Türkiye olarak dış politikada ezber bozmaya, dost ile düşman ülkeleri yeniden belirlemeye ihtiyaç vardır. Rahmetli Erbakan'ın kurduğu D8 İslam Birliği projesi harekete geçirilmeli, Türkiye olarak bölgesinde oyun kuran ülke olmalıyız. Dünyada Müslümanlar birlik ve beraberlik içinde olmalıdır. Bu ancak İslam birliğinin kurulmasıyla mümkündür.

Milletimizin 15 Temmuz Millî Bayramını tebrik ederiz, huzurlu, mutlu ve saadetli günler dileriz.

YUSUF ÖZDEMİR

Karaman Memur-Sen ve Eğitim–Bir-Sen Şube Başkanımız Yunus Özdemir, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” ile ilgili sitemize basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında;

“15 Temmuz, ülkemizin ve milletimizin geleceğini karanlığa mahkûm etmek isteyen küresel emperyalistlerin iş birlikçi hainlerle yaptığı ölümcül saldırının, destansı bir direnişle bozguna uğratıldığı tarihî bir gündür.

15 Temmuz kanlı ihanetine karşı ölümüne direniş, dar siyasi bakış ve ideolojik yorumlarla izah edilecek bir hadise değil; taşıdığı tarihsel ve sembolik anlam itibarıyla millî bir davadır. 15 Temmuz, amaçlarına ulaşmak için, dinî değer ve motifleri istismar da dâhil, hiçbir hak, hukuk ve ahlakta sınır tanımayan FETÖ ihanet şebekesinin, kökü ve derin bağlantıları dışarıda olan güçlerden aldığı emir ve talimatla, millet iradesine yapılan darbe olmanın ötesinde doğrudan vatanı işgal hareketidir. 15 Temmuz’da doğrudan vatan, millet ve devlet varlığımız yok edilmek istenmiştir.

Atılım ve başarıları küresel emperyalizmin bölgesel hesaplarını bozan Türkiye, peş peşe sahneye konan yıkıcı, bölücü saldırılarla durdurulamayınca, 15 Temmuz 2016’da kanlı bir darbe ile başlayan işgal girişiminin hedefi yapılmıştır. Darbeciler 35 uçak, 37 helikopter, 74’ü tank olmak üzere 246 zırhlı araç, 3 gemi, 3992 otomatik tüfek kullanarak devletin temel ve stratejik kurumlarına saldırmış, direnen halkın üzerine mermi yağdırmıştır. Savaş uçakları, millet hâkimiyetinin ve iradesinin tecessüm ettiği merkez olan Meclis binasını, devletin en üst siyasi temsil makamı olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni, Emniyet’i ve TÜRKSAT’ı bombalamış, TRT işgal edilmiş, özellikle büyükşehirlerin meydanları namlusu halka çevrilmiş tanklarla kapatılmış, darbecilere direnen halka acımasızca ateş açılmış, 251 yiğidimiz şehit olmuş, 2 bini aşkın kahramanımız gazi olmuştur.

Yeniden canlanan Çanakkale ruhuyla çıplak elleri ve çelikten zırha dönüşen iman dolu göğüsleri ile tankların karşısına çıkan milletimiz, vatan savunması için yeni bir istiklal savaşı vermiştir. Cumhuriyet tarihinde ilk kez, daha ilk aşamasında kanla, ateşle başlayan bir darbe ile karşılaştık ve ilk kez bu kadar şiddetli olmasına rağmen, millet, ölümüne bir direnişle darbecileri püskürtmüştür. Milletin varoluş kararlılığı, emperyalistlerin üzerimizde yaptığı hesapları bozmuştur, ilelebet bozacaktır. Bize yıkım getirmek ve ölüm yağdırmak isteyenler, bize yaşatmak istedikleri çaresizliğe kendileri düçar olmuştur. Şehit ve gazilerimizle birlikte milletimizin tartışmasız saf samimiyeti, bedeli bir kez daha kanla ödenerek, üzerinde özgürce yaşamayı hak ettiğimiz bu vatanın çiğnenmez değerini pekiştirmiştir. İçinde milletimizin nesiller boyu kanı teri olan bu değere asla gölge düşürülmeyecektir. Bu bilincin bize yüklediği ilk sorumluluk ihanete müsamaha etmemek, unutmamak ve cezasız bırakmamaktır.

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen olarak, vatan ve millî değerler söz konusu olduğu zaman asla başka hesapların içinde olmadık, olmayız, olmayacağız. Bu duyarlılıkla o menfur gecede, hiç düşünmeden, tereddüt etmeden, ‘bekleyip sonucu görelim’ demeden, sağımıza solumuza bakmadan alanlara çıktık. Üyelerimize ve milletimize meydanlardan direniş çağrısı yaptık. Kamu görevlilerinin teveccühüyle ulaştığımız bir milyon üyemizle birlikte temsil ettiğimiz asli mesuliyetimizin gereği olarak, üzerimize gelen ihanetin karşısında olduk. Ulaşabildiğimiz tüm medya imkânlarını ve sosyal iletişim ağlarını hızlı, etkin, kararlı kullanarak Anadolu’nun her karışını direniş hattına dönüştürdük. Fedakâr, imanlı milletimizle birlikte dalga dalga zulmün ve zalimlerin karşısına çıktık. Şehit düşen üyelerimiz, gazi mertebesine erişen kardeşlerimiz oldu. Onların kalbinde yanan ateş, üzerimize kâbus gibi çöken ihanetin karanlığını kökünden söküp atmış, ufkumuzu aydınlatan güneşe dönüşmüştür.

Ülke ve millet olarak maruz kaldığımız yakıcı, yıkıcı saldırılara rağmen bu ihanetin en kahredici tarafı, dinî referanslarla insanımızın iyi niyet ve yardımseverlik duygularının

istismar edilerek ve sözüm ona bir cemaat tarafından sinsice yapılmış olmasıdır. Üzerinde çok ciddi düşünülmesi gereken diğer husus, eğitim alan ve imkânını bu terör örgütünün kendi yapılanma zemini olarak kullanabilmesidir. Din ve eğitim alanının istismarı ile düşünme, irade ve sorgulama yetenekleri felç edilmiş, mankurtlaştırılmış bir güruh, mutlak itaatle kendi vatanına, milletine, millî değerlerine göz kırpmadan saldırabilecek hâle getirilebilmiştir. Kıtalar ötesi siyonist efendilerinden aldıkları emirleri ‘hizmet’ aşkıyla yerine getirip kendi insanını vurma zilletini seçenler, eşi görülmemiş bir ihanet ve alçaklığın temsilcisi olmuşlardır. Zulme ve zillete rıza göstermeyen milletimiz, ihaneti tam kalbinden vurarak izzetli yaşamayı, izzetiyle yaşamayı fazlasıyla hak etmiştir. Sezai Karakoç’un deyimiyle, “Geceye yenilmeyen her kişiye, ödül olarak bir sabah, bir gündüz, bir güneş vardır.” Umulur ki, 15 Temmuz karanlığından sonra üzerimize gerçek bir nur olarak doğan güneşimiz, medeniyetimizi yeniden canlandıracak bir ağarmanın müjdesi, müjdecisi olsun.

İnsan hakları ve özgürlükler söz konusu olduğunda kimseye söz söyletmeyen çoğu batılı çevrelerin, milletimizin canı pahasına demokrasiyi yaşatmayı amaçlayan hareketine destek vermemesi, bilakis darbenin ve darbecilerin püskürtülmesine üzülmeleri çok ilginç ve manidardır. Batılı kimi ülke, siyasi aktörler ve basın organının, artık bizi şaşırtmayan bir tutumla, oluşturmak istedikleri negatif algılarla dünya kamuoyunu etkileme gayretleri bize dönük asıl niyetlerini bir kez daha deşifre eder mahiyette olmuştur.

15 Temmuz’da verilen istiklal mücadelesi ile Çanakkale ruhu içselleştirilerek güncellenmiştir. Muazzam bir silkinişle benliğimiz ve kimliğimiz yeniden inşa edilmektedir. Sıcak etkisi ve artçı sarsıntıları hâlâ devam etmekte olan bu alçak darbe ve işgal girişimine karşı canımızla, kanımızla bilfiil direndik. Bugün de en kesin, kararlı dil ve tutumla her türlü darbe girişimini, vesayet düzenini, demokrasi dışı arayışları, millî iradeye muarız çabaları tartışmasız olarak reddediyoruz. Karanlığın çökertilen bütün hatlarından sonra şimdi yeni ufukları, oradan yeni umutları menzil edinme vaktidir.

Eğitim-Bir-Sen olarak, yeniden yüksek bir öz güven kazanan milletimizin, özellikle de genç kuşakların benliğini ve kimliğini tahkim eden 15 Temmuz bilincini, yaşayan canlı algılar olarak çoğalan bir fikir, büyüyen bir ideal, yorulmak bilmeyen bir azim ve kararlılıkla hep diri tutacağız. Okyanus ve kıtalar ötesi kirli, kanlı bağlantıları olan darbeci çapulculara darbe vuran milletimize selam ve şükranlarımızı sunuyor; şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyor, milletimizin 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü tebrik ediyoruz.” dedi.

ATİLA ZORLU

15 Temmuz 2016 'daki o karanlık gecede, hain darbe girişimine karşı durarak demokrasimize ve milli birliğimize sahip çıkan milletimize şükranlarımızı sunuyor, kahramanca mücadele verirken Şehadete erişen vatandaşlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner160

banner248

banner249

banner251

banner207

< meta name="Yandex-verification" content="31dbfa85fb1a359b" /> < html> < meta http-equiv = "Content-Type" content = "text / html; charset = UTF-8"> < body>doğrulama: 31dbfa85fb1a359b < body > < / body> < / html>