Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü

Çölleşme 1,5 milyar insanın hayatını doğrudan etkiliyor

GÜNCEL 16.06.2020, 17:24 16.06.2020, 17:10 Fikriye Koka
Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü

Birleşmiş Milletler tarafından her sene 17 Haziran’da kutlanan Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü, bu yıl tüketim ve toprak arasındaki bağlantıya odaklanıyor. Sürdürülebilir üretim ve tüketim temasıyla dikkat çeken bu önemli günde TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, ‘Toprak yaşamdır’ diyerek verimli tarım arazilerimizin çölleşmesi riskine karşı tedbir almanın, hem bugün hem de gelecek kuşakların haklarını korumak için hepimizin sorumluluğu olduğunu vurguluyor. Ataç, çölleşme ve kuraklıkla mücadele çalışmalarında; sürdürülebilir tarım arazi kullanımının sağlanması, bozuluma uğramış arazilerin restorasyonu, bireysel olarak tüketim alışkanlıklarımızın değişmesi, doğaya olan yükümüzün azaltılması ve gıda israfının engellenmesi konularında herkesi üzerine düşeni yapmaya çağırıyor.

Bu yıl “sürdürülebilir üretim ve tüketim” temasına odaklanan Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü’nde TEMA Vakfı, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasının ve tahribata uğramış tarım arazilerinin rehabilitasyonunun hepimizin görevi olduğunu belirterek herkesi yalnızca bugün için değil, aynı zamanda geleceğimiz için sorumlu davranmaya davet etti. Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi’nde yapılan tanımda da belirtildiği gibi çölleşmenin kuraklık ve kurak alanlarla doğrudan ilişkili olduğunu ve bu sebeple bugünün artık Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele günü olarak adlandırıldığını belirten TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, kuraklık riski altındaki alanların aynı zamanda çölleşme riski altındaki alanları da ifade ettiğini belirtirken; çölleşmenin iklim krizi, erozyon, toprak bozulumu, biyolojik çeşitlilik kaybı ve tarım arazilerinin tahribatı gibi birçok konu ile doğrudan ilişkili olduğunun altını çizdi. Ataç, nüfus artışı ve benzeri görülmemiş tüketimin başta toprak olmak üzere tüm doğal varlıklar üzerinde baskı yarattığını, 2050 yılında sadece gıda ihtiyacının karşılanması için iki Hindistan büyüklüğünde (yaklaşık 600 milyon hektar) ilave tarım arazisine ihtiyaç duyulacağını belirtti.

Konuyla ilgili konuşan Deniz Ataç; “Bugün dünya nufusunun 1/3’ü kurak bölgelerde yaşıyor ve bu ülkelerin %90’ı gelişmekte olan fakir ülkeler. Aynı şekilde dünya ekili tarım alanlarının %44’ü ve yetiştirilen canlı hayvan varlığının %50’si de kurak alanlarda. Bununla birlikte toprak bozulumu nedeniyle dünyada verim artışı %10 azalırken, gelecek 10 yılda bu oranın %2 daha azalacağı ve verimde azalışın 2050 yılında kurak alanlarda %40’lara ulaşacağı tahmin ediliyor. Öte yandan Dünya’da 821 milyon insan açlık çekerken, gıdanın 1/3’ü (13.3 milyar ton) israf oluyor. İsraf edilen gıdanın ayak izi 1.4 milyar hektara yani dünya tarım alanlarının 1/3’üne denk geliyor. Gıda güvenliği açısından büyük önemi olan kurak alanlar toprak bozulumu nedeniyle verimliliğini kaybediyor. Açlığın önlenmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması için tüketim alışkanlıklarımızı da tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor. Örneğin bir kg sebze için 322 litre su gerekirken, 1 kilogram dana eti için 15.414 lite, 1 kg koyun veya keçi eti için 8.763 litre, 1 kg tavuk eti için 4.325 litre su tüketiliyor. Bir ton kumaşın boyanması için 20 ton suya ihtiyaç duyulurken, 1 tişörtün üretimi için 2.500 litre su kullanılıyor.

Bu nedenle tarım arazisi bozulumu, çölleşme ve kuraklıkla mücadele çalışmalarında sürdürülebilir tarım arazi kullanımının sağlanması, bozulan tarım arazilerinin restorasyonu kadar bireysel olarak tüketim

alışkanlıklarımızın değişmesi doğaya olan yükümüzün azaltılması ve gıda israfının engellenmesi konularında herkesin üzerine düşeni yapmasının büyük önemi bulunuyor” dedi. Bugün su varlığının en büyük kısmının (%74) gıda üretiminde kullanıldığını belirten Ataç, gıda üretimi için suya olan ihtiyacın her geçen gün arttığını ve yapılan tahminlere göre gıda üretimi için 2050 yılında bu ihtiyacın bugünkü kullanıma oranla 3.5 kat artacağını ifade etti.

Türkiye’nin yaklaşık %80’i çölleşme riski altında

Türkiye Çölleşme Risk Haritası verilerine göre; Türkiye arazisinin %53’ünün orta, %26’sının ise yüksek çölleşme risk sınıfı içinde yer aldığını belirten Ataç; “Buna göre ülkemizin neredeyse %80’inin kaygıya değer düzeyde çölleşme riski altında bulunduğu görülmekte. Orta sınıftaki arazilerin bir kısmı ise çok yakın gelecekte yüksek çölleşme riski altında. Mevcut yüksek çölleşme sınıfındaki araziler ile yakın gelecekte çölleşme potansiyeli yüksek sahalar birlikte değerlendirildiğinde Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yarısının yüksek çölleşme riski altında olduğu (%49’u) anlaşılıyor” dedi.

Toprak kaybı ve erozyon, en büyük sorun

Çölleşme ile toprağın üretkenliğini kaybettiğini vurgulayan Ataç, bu durumun kırsal fakirliğin artmasına ve dolayısıyla geliri toprağa bağlı olan insanların göç etmesine neden olduğunu belirtiyor. Ataç; “Küresel ölçekte son 20 yılda 10 milyon kişinin çölleşme nedeniyle göç ettiği tahmin ediliyor. Çölleşme, dünyada karasal alanın %25’ini oluşturan 4 milyar hektar alanı, 168 ülkede ise 1,5 milyar insanın hayatını doğrudan etkiliyor. Tarım arazilerinde de Dünya genelinde her yıl 12 milyon hektar tarım arazisi (3 Konya ili büyüklüğünde bir alan) tahribata uğruyor. Buna bağlı olarak tarımsal üretimde gelecek 10 yılda %2 azalma olacağı öngörülüyor. Türkiye’de de son 16 yılda yaklaşık 3,5 milyon hektar tarım arazisi (yaklaşık Konya ili kadar) tarım dışı amaçlara tahsis edilmiş ve ekolojik anlamda çöle dönüşmüş durumda. Tarım arazilerinin %59’u, meraların %64’ü, orman arazilerinin %54’ünde çeşitli şiddetlerde erozyon görülüyor. Küresel salgının bize hatırlattığı en önemli unsurlardan biri; sağlıklı yaşam için gıda güvencesine, gıda güvencesi için tarımsal üretime, tarımsal üretim için de verimli tarım topraklarına duyduğumuz ihtiyaç . Bu nedenle verimli tarım arazilerimizin çölleşmesi riskine karşı tedbir almak hem bugün için, hem de gelecek kuşakların haklarını koruyabilmek için hepimizin sorumluğudur” dedi.

Yorumlar (0)
29°
açık
Namaz Vakti 08 Ağustos 2020
İmsak 04:19
Güneş 05:51
Öğle 12:58
İkindi 16:45
Akşam 19:55
Yatsı 21:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25
Günün Karikatürü Tümü