Türkiye Muhsin Yazıcıoğlu'nu anıyor!

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu vefatının 11. yılında kabri başında dualarla anıldı. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, BBP eski Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nu vefatının 11. yıl dönümünde kabri başında dua ederek andı. BBP yayınladığı genelgeyle, Türkiye genelinde alınan 'Korona virüs' tedbirleri çerçevesinde merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nu anma etkinlikleri dahil, bütün toplantıların ertelendiğini daha önce duyurmuştu. BBP Genel Başkanı Destici de, beraberindeki partililerle 24 Mart'ta Taceddin Dergahı'nda bulunan kabre gelerek Merhum Yazıcıoğlu'nu dualarla andı.

Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Destici, 25 - 31 Mart haftasını Muhsin Yazıcıoğlu şehidi ve tüm şehitleri anma haftası olarak idrak ettiklerini ancak Çin'de başlayan Korona virüs'ün tüm dünyaya yayılması ve Türkiye'ye gelmesiyle birlikte anma etkinliği programını da diğer programlar gibi iptal ettiklerini vurguladı. Destici, salgın sona erdikten sonra programları daha güçlü şekilde gerçekleştireceklerini belirtti.

FETÖ İMAMLARINDAN YAZICIOĞLU İTİRAFI

FETÖ elebaşı Gülen'in, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmanın üzerinin örtülmesini talep ettiği ortaya çıktı. Bu önemli bilgi, FETÖ'nün Elazığ avukatlar sorumlusu Abdullah Önder'in, Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği ifadesinde yer aldı. FETÖ elebaşı Gülen, Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefat etmesinin ardından yaptığı açıklamada "Aldanırsanız böyle kurban gidersiniz, bir perşembe günü akşamı vefat edersiniz, bir cuma günü cenazenize ulaşırlar" demişti.

1995 yılında Çukurova Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra çeşitli okullarda öğretmen olarak görev yapan Abdullah Önder, 2004 yılında Elazığ'da görev yaparken FETÖ'ye girdiğini itiraf etti.

Önder, 2010-2015 arasında FETÖ'nün Elazığ imamlığını yapan Mehmet Durakoğlu'nun kendisiyle yakından ilgilendiğini ve 2014'te Elazığ'daki avukatların sorumluluğuna getirdiğini söyledi.

2014'ten, teslim olduğu 2 Mayıs 2017 tarihine kadar FETÖ'nün Elazığ avukatlar sorumlusu olduğunu anlattı.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra firari yaşadığını ve örgüt üyesi avukatlarla görüşmeye devam ettiğini anlatan Önder, eşinin de FETÖ'den tutuklanmasıyla 2 Mayıs 2017 günü Elazığ Cumhuriyet Savcılığı'na teslim olduğunu, 37 gün hapis yattıktan sonra tahliye edildiğini, halen FETÖ davasından yargılandığını anlattı.

PANİĞİ ANLATTI

Hürriyet'ten Nedim Şener'in haberine göre Abdullah Önder, Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmalarda sanıklar hakkında takipsizlik kararının kalkmasından sonra Kahramanmaraş Emniyeti'ne 8 Mayıs 2018 tarihinde tanık olarak ifade vermek için başvurdu.

Emniyet tarafından savcılığa sevk edilen Abdullah Önder, 2014 yılında Yazıcıoğlu dosyasından gizlilik kararının kalkmasından sonra örgütün yaşadığı paniği ayrıntılı biçimde anlattı.

Abdullah Önder'in itirafları şöyle:

KONU BÜYÜĞÜMÜZE (GÜLEN) AKTARILDI

"17 Nisan 2014'te Ahmet Atilla Kavuran isimli Elazığ avukatı, beni cep telefonumdan aradı. Bu tarihi çok iyi hatırlıyorum, özel yetkili mahkemeler kaldırıldığı için Muhsin Yazıcıoğlu dosyası Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na gelmiş, dosyadaki gizlilik kalkmıştı. Örgütte sorumlu olduğum avukat Ahmet Atilla Kavuran beni arayarak, 'Abi çok önemli bir konu var, yüz yüze görüşmemiz lazım' dedi. Örgüte ait bir öğrenci yurdunda buluştuk. 'Abi, Muhsin Yazıcıoğlu davasında helikopterden sökülen cihazları götüren askerler var ya... Atalar onların avukatıymış. Dosyada bugün gizlilik kalktı. Elazığ Barosu bununla çalkalanıyor' dedi. Ben de bunun üzerine Kahramanmaraş imamı Mehmet Durakoğlu'nu cep telefonumdan arayarak, 'Acil bir durum var görüşelim' dedim. 16.30'da geldi. Avukat Ahmet Atilla Kavuran'ın yanında duyduklarımı anlattım. Durakoğlu, 'Bu nasıl iş?' dedi."

BBP'DEN SORUMLU FETÖ'CÜ

"(Elazığ imamı) Durakoğlu, BBP Elazığ İl Başkanı Selami Ekici'den sorumlu örgüt mensubu Sezai Çetin'i aradı. Sezai'ye, 'Selami'yi de al, buraya gel' dedi. Selami Ekici, cemaatten bir avukatın Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinden parça söken askerlerin avukatlığını almasını içine sindiremediğini söyleyince, Durakoğlu 'Bu durumdan haberimiz yok, Mustafa bu işi para kazanmak için yapmış' dedi.

Toplantıdan sonra avukatlardan sorumlu olmam nedeniyle Mustafa Atalar'ı aradım. Kendisi bana kazanın yaşandığı 2009'da 12 ilin imamlığını yürüten Turan Canpolat ile konuyu görüştüğünü, Canpolat'ın 'Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinden söküm yapan askeri personel abilerimizdendir, yani bizdendir' dediğini, soruşturmayı takip görevinin bizzat Canpolat tarafından verildiğini anlattı.

Ertesi gün Mehmet Durakoğlu, örgütün bölge sorumlularını topladı. Durakoğlu, avukat Mustafa Atalar'ı kastederek, 'Bu çocuk aptalın teki, olayın vahametinin farkında değil. Bu konu Amerika'da büyüğümüze aktarıldı' dedi. Örgüt içinde 'büyüğümüz' sıfatıyla bahsedilen kişi terör örgütü lideri Fetullah Gülen'in kendisidir.

Bir hafta sonra avukat Mustafa Atalar'ın 23 HY 009 plakalı aracıyla Malatya'ya Turan Canpolat ile görüşmeye gittik. Avukatlardan sorumlu olduğum için Canpolat bana, 'Mustafa'ya biz emir verdik o emrin gereğini yerine getirdi' dedi. Dönüş yolunda Mustafa, astsubay Aydın Özsıcak'ı telefonla aradı ve avukatlığını bıraktığını söyledi."

GÜLEN, 'BU ORTAYA ÇIKARSA ALTINDAN KALKAMAYIZ' DEDİ

"Daha sonra Mehmet Durakoğlu, örgütte amiri konumunda olan, örgütün Gaziantep bölge sorumlusu Mehmet Kocatürk ile konuyu görüşmek üzere Gaziantep'e gitti. Durakoğlu'na ne konuştuklarını sordum. Gaziantep sorumlusunun, 'Yazıcıoğlu dosyasına bakan soruşturma savcısı yabancı değil, bizim abilerimizden birisi' dediğini aktardı.

Bu görüşmeden iki gün sonra Mehmet Kocatürk ve Mehmet Durakoğlu, İzmir'de örgütün Türkiye imamı olan, gıyaben tanıdığım Barbaros Kocakurt'un yanına gitti. Ardından da İstanbul'da TSK mahrem yapılanmasından bir kişi ile de görüşmüşler.

Bu görüşmelerden çıkan sonuca göre konuyla ilgili olarak Amerika'ya, doğrudan Fetullah Gülen'e rapor veriliyormuş. Fetullah Gülen, cemaatten bir avukatın helikopteri sökenlerin avukatlığını üstlenmesini 'bomba' diye nitelendiriyor ve olay ortaya çıkarsa altından kalkılamayacağını söylüyormuş."

FLASH BELLEKTE YAZICIOĞLU'NUN ÖLMEDEN ÖNCEKİ GÖRÜNTÜLERİ VARDI

Abdullah Önder ifadesine şöyle devam etti: "2015 yazında avukat Mustafa Atalar bana Yazıcıoğlu'nun ölümüyle sonuçlanan kaza ile ilgili elinde görüntüleri içeren flash bellek ve çok sayıda belge olduğunu söyledi. Ayrıca örgütün talimatı ile astsubay Aydın Özsıcak'tan biri suçu kendisinin tek başına işlediğine dair, diğeri resmi görev gereği işi yaptığını beyan eden el yazısıyla iki adet dilekçe aldıklarını söyledi. Bunun Özsıcak'ın itirafçı olmasına karşı tedbir amacıyla alındığını anlattı. Flash belleğin ve belgelerin Bank Asya'nın Elazığ şubesinde kiralık kasada olduğunu söyledi. Defalarca izlediğini söylediği flash bellekteki görüntüleri izlemek istediğimi söyleyince, 'Göstermeye yetkim yok, ancak televizyonda izlediğiniz cihazların sökülmesinin çok öncesine ait görüntüler ile Yazıcıoğlu'nun görüntüleri var' dedi. Bank Asya'ya el konulacağı haberleri üzerine Atalar, kiralık kasayı boşalttı. Belgeleri ve flash belleği il imamı Durakoğlu'na teslim etti."

HELİKOPTERDEN CİHAZLARI SÖKENLER ERDOĞAN'A SUİKASTA GİDENLERDİ

"Ben, Mehmet Durakoğlu, Kamil Bakum, Turan Canpolat, Mustafa Atalar, Ahmet Atilla Kavuran, Halil Kayış ByLock kullandık.

15 Temmuz darbe girişimi sırasında da görünümü Facebook olan kriptolu bir haberleşme programıyla yaptığımız görüşmede, Mustafa Atalar bana, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast için giden astsubay Aydın Özsıcak'ın Yazıcıoğlu'nun öldüğü kazadaki helikopterden cihazları söken kişi olduğunu söyledi. Yine o dönemde helikopter cihazını söken kişinin aynı baskına katılan Davut Uçum olduğunu öğrendim."

"F-16'YI KULLANAN PİLOTUN BİZDEN BİRİ OLDUĞU SÖYLENDİ"

Abdullah Önder itirafının sonunda "Bu işi örgüt yaptı" dedi. İşte Önder'in söyledikleri:

"2014 yılı başında dershanelerin kapatılması sürecinde Elazığ il yapılanması mensupları olarak İzmir'e gittik. Yamanlar Koleji'ni ziyaret ettik. Okulun 5'inci katında bir F-16 maketi vardı. Orada verilen brifingde bu F-16'nın Yazıcıoğlu'nun helikopterinin üzerinden geçen F-16'nın maketi olduğu söylendi. O tarihte F-16'yı kullanan pilotun bizden biri olduğu da söylendi. Benim tecrübelerime göre bu hadise tamamen FETÖ/PDY silahı terör örgütünün işidir. Bugüne kadar kimseye güvenemediğim için anlatmadım. Dosyanın yeniden açıldığını medyadan öğrenince bizzat gelip ifade verdim. ByLock yazışmaları ve HTS kayıtları getirilirse doğru söylediğim anlaşılacaktır. Adı geçenler konuşursa olay çözülecektir."

ANMA ETKİNLİKLERİNE ÖNLEM

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberinde şehit olanları rahmet, minnet ve şükranla andıklarını söyleyen Destici, "11 yıl oldu ama ona olan özlemimiz ilk günkü gibi devam ediyor. Unutmadık, unutmayacağız ve Allah'ın izniyle de unutturmayacağız. Yarın ki programımızı iptal ettik ve bunu da zaten ilan ettik. Burada bir program gerçekleştirmeyeceğiz. Ben, bugün sadece bir Fatiha okumak adına Alperen Ocakları Genel Başkanımız ve birkaç arkadaşımızla birlikte buraya geldim. Çünkü, insan sağlığı her şeyin önünde, buna azami derecede dikkat gösteriyoruz ve göstermeye de devam edeceğiz" dedi.

25 Mart'ta kabri ziyaret etmek için geleceklere önerilerde bulunan Destici, "Kendi sağlık koşullarına dikkat ederek hareket edeceklerini düşünüyorum. Biz 25 Mart'ı özel olarak idrak ediyoruz ama nihayetinde bizim inancımıza göre her gün dua edilebilir. Sadece kabir başında değil, arkadaşlarımız bulunduğu her yerden hem Türkiye'nin diğer illerinden, dünya'nın neresinde olursa olsun buraya gelmeleri şart değil. Bulundukları yerden dualarını edebilirler" diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner160

banner207

banner254