Seyircinin Suçu Ne?

Merhaba karaman24  okurları, 
karaman24 ailesinde yazı yazma eyleminde bulunmaktan büyükj bir gurur ve mutluluk duyuyorum.İnanıyoruym ki Karaman24 farklı tarzı ,kaliteli yazar kadrosu ve dinamik yapısıyla hepimize yeni şeyler ögreterek hayatımıza farklı bakış açıları kazandıracaktır.

Her köşe yazarının aklındadır ‘’bugün ne yazmalıyım.’’sorusu.Bende öyle başladım ne yazmalıyım diye aslında çoktan beri aklımda olan konu dizi bagımlılıgı ve hayatımız,ailemiz ,toplum üzerindeki etkileri …öncelikle dizi, genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütündür.
insanları etkileme gücü ve kamuoyu oluşturma kabiliyeti dolayısıyla günümüzde medyanın  en güçlü silahlarından birisi  haline gelmiştir. Bu güç , medyanın bütün insanlara rahatlıkla ulaşabiliyor olmasından kaynaklanmaktadır.Seyredenlerini ekran başına bağlayan bu diziler nikah, mahremiyet, vefa gibi değerleri gereken önemiyle konu edinmez. Eğitici nitelikli dizi filmlerin  hemen hemen görülmediği ekranlarda maalesef Türk aile yapısına ve yaşantısına uygun olmayan görüntüler hakim olmaktadır.Öyleki okul çagındaki gençleri gerçek hayattan uzaklaştırıp tozpembe bir dünyada yaşamasına imkan sağlayan, arkadaşlık ilişkilerinin daha da cinsel boyutlara indirilmesini meşrulaştıran ve gençleri bu yönde bir hayat tarzını benimsemeye iten diziler var.Katil olmayı ,suç işlemeyi ,kuralları çignemeyi meşru bir şekilde yansıtan ,normalmiş gibi gösteren ,ve insanlara benimsetilen dizilerimizde var.Aynı şekilde şiddetin egemen olduğu, çalışarak hayatı kazanmak yerine kısa yoldan  zengin olmanın  konu edindiği dizilerde azımsanmayacak derecede var   ne yazıkki …
cinayet ,yaralama, saldırı, dayak,kavga, işkence,tecavüz, taciz gibi olaylar dozu arttırılarak televizyon vasıtasıyla evlerimize ve aile ortamımıza giriyor. Halkın beğenisine sunulan bu yayınların toplumun değerleriyle beklentileriyle uyuşması ailelerin ve toplumun geleceği açısından hayati öneme sahiptir.Keşke tüm yayın kuruluşları bu bilinçte olsa, üzürine düşen sorumlulugun farkına varabilse…

Toplumun deger yargılarının ve aile hayatının korunması ile ilgili medyaya  düşen görev, dizileri ve diğer yayınları ile ahlaki değerleri yıpratan, toplumun kendine ait özelliklerinin yok olmasına yol açan, şiddeti, cinselliği, alkol kullanımını özendiren yayınlardan uzaklaşıp evrensel kültür değerlerini tanıtan, milli ahlak, terbiye ve değer çizgisinde kendine düşen kılavuzluk vazifesini yerine getirerek eğitici, aydınlatıcı yol gösterici olmasıdır.

Tekrar görüşmek üzere ,
Saygılarımla   
google-site-verification: google1aafcbfdccd9cf4f.html