FETÖ haçlının bize hediye ettiği bir Truva atıdır.
Geçmişte bir süre yurtdışına kaçmak zorunda kalıp sonra haçlıların girişimi ile, özel af ile yurda sokulan eğitilmiş bir Truva atıdır.
Üstelik en çok değer verdiğimiz inancımıza uyarlandığı için de en mahrem noktalara kadar da girebilmiştir.
28 Şubat gibi kontrollü bir darbe bile bu ata daha sıkı sarılmamız için planlanmış gibi geliyor.
Bu Truva atı tarihimizde ilk değil.
Sanat hayatında öyle Truva atları var ki adına star, duayen, virtüöz, usta diyerek başımıza taç ettik.
Ekonomide tüm kaynakları ellerine vererek onlara kölelik bile ettik.
Sanayide onların hatırına Milletimize üretimi yasakladık, ithalatı kapattık.
Siyasette milletvekili, bakan yaptık. Bürokrasinin en kilit noktalarını onlara teslim ettik.
Onların varlığını tespit edecek istihbarat birimlerini bile yine onlara teslim ettik.
Güvenliğimizin teminatı kurumlarımızı onlara emanet ettik.
Bir evladı ömrünün bahar yıllarında, Vatan savunması için onlara emanet ettik.
Toplumun en önemli temel taşı olan eğitimi onların vicdanına bıraktık.
Daha çok Truva atı imal edip içimize sızsınlar diye, onların okullarında doktora, mastır yapmaları için en değerli beyinlerimizi onlara verdik.
Vatanı, Milleti ve inancı için zerre tavizi olmayan Anadolu evlatlarını onlara eğitim için gönderip, beyinlerini yıkamalarına olanak sağladık. Dönüşlerinde devlet yönetimini onlara emanet bile ettik.
Yetmedi kendi toprağımızda onlara Truva atı imal etmek için haçlı isimleri ile okullar açtırdık ve o okul mezunlarını toplumda en yüce insan ilan ettik.
Kendi dilimizi yok etme pahasına eğitimi bile onların dilinden yapma ahmaklığını gösterdik.
FETÖ, içindeki haçlıyı gördüğümüz son ve en önemli Truva atıdır. Daha pek çok Truva atını şu an bağrımızda taşımaktayız ve içindeki haçlının hala farkında değiliz.
Bu Truva atlarına ihtiyaç var mıydı? 
Vardı ki kucak açtık…
Bir milletin geçmişi ile geleceği arasındaki bağı bir gecede koparıp atarsanız,
Milleti Millet yapan değerleri yasaklar, yok ederseniz,
Binlerce yıllık birikimin değerleri olan kurumsal yapıyı dinamitle yerle yeksan ederseniz,
Rejim değişikliği ve kültür emperyalizmi kavramlarını birbirinden ayırt edemezseniz,
Laiklik adına dinsizliği, modernlik ve çağdaşlık adına hiçbir toplumda görülmeyen ahlaksızlıkları, devrim adına sadece evrensel güzellikteki değerleri yok etmeyi, kalkınma adına, üretim ve imalat yerine sadece ithalatı ve lüks tüketimi, faizi, hortumculuğu, çeteleşmeyi, ihale mafyacılığını, kazanarak yemeyi değil de borçla yaşamayı teşvik ederseniz bir arayış elbette başlayacaktır.
Tarihin hiçbir döneminde “haçlıdan cevaz almadan iktidara gelenin olmadığı” bir toplumda yaygın kanaatse, o toplumu Truva atı içindeki haçlılar yönetiyordur.
Bir imalat hatası yapıp da Truva atı yerine TÜRK Evladının iş başına gelmesi halinde bile tüm tedbirleri aldığını sanan haçlı, her Vatan evladının yüreğinde bir nükleer güç taşıdığını bilemezdi. Her parmak şıklattığında, sıradaki Truva atından çıkan köpeklerinin yine hırlayarak hâkimiyet kuracağından o kadar emindi ki… Ama olmadı. Bundan sonra da olmayacaktır.
Şimdi sıra diğer Truva atlarını tespit ve temizliktedir.
Şimdi sıra hala Truva atı içindeki gizli haçlı askerlerini göremeyip o Truva atlarının etrafında yürüyüş yapan, zincir oluşturan, kadeh tokuşturan, halay çeken, Truva atına her yaklaşanı hain ilan eden gözü körlerin gözlerini açma vaktidir.
Truva atına gerek yoktur.
Bizim; üzerine binince ayaklarınızın yere değeceği kadar küçük, ama bir orduya bedel, süvarisini öldürmemek için bin bir manevrayı bilen, her türlü şartlara uyum sağlayıp, her iklimde yaşayabilen, sahibi tarafından canının parçası sayılan ve canını sahibine adamış dünyanın değerli atı olan Türk atlarımız vardır. Görünüşü aldatmasın.
Bu Türk atı benzetmesindeki gibi değerlerimiz vardır ki; binlerce yıl geriye gidilse bile her devirde tüm Dünyaya hükmetmiş bir Milletin temel değerleridir.
Yüz Elli yıldır haçlının ilk Truva atları ile birlikte yok edilmeye başlanan bu değerler kırıntı olarak kalsa bile, çok kısa bir zamanda yeşerip bu Milleti geleceğe taşıyacak kadar güçlüdür, değerlidir.
Ya bunların farkına varalım, gayret gösterelim, ya bunların farkına varanlara yardım edelim, ya da bunların farkına varıp da gayret gösterenlere engel olma ahmaklığından vaz geçelim…    
Ne 15 Temmuzları yaşayalım, ne de içimize aldığımız Truva atındaki haçlıları ve onlara içerden destek veren satılmış uşaklarını bozguna uğrattık diye bayram edelim…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner172

banner150

banner207

banner153