Yapay zeka teknolojileri dünya genelinde hızla yayılırken, bu alanda ortaya çıkan ekonomik kazancın kimler arasında paylaşıldığı da tartışma konusu oluyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşunun (UNCTAD) analizine göre, üretim sürecine farklı ülkeler ve şirketler katılsa da elde edilen gelirin önemli bölümü teknoloji tasarımını ve fikri mülkiyeti kontrol eden şirketlerde toplanıyor.
Analiz, yapay zeka teknolojilerinin üretiminde çok sayıda ülkenin rol üstlenmesinin kazancın eşit paylaşılması anlamına gelmediğini ortaya koyuyor.
3,3 Milyon Dolarlık Sunucu Sisteminde Dikkat Çeken Dağılım
UNCTAD, yapay zeka veri merkezlerinde kullanılan gelişmiş NVIDIA GB200 NVL72 sunucu sisteminin üretim sürecini inceleyerek ekonomik değerin tedarikçiler, çalışanlar ve şirketler arasındaki dağılımını değerlendirdi.
Yaklaşık 3,3 milyon dolar değerindeki sistem üzerinden yapılan çalışmada, izlenebilen yaklaşık 2,92 milyon dolarlık katma değerin yüzde 68’inin, faaliyet giderleri ve kurumlar vergisi sonrasındaki kârdan oluştuğu belirtildi. Bu kârın önemli bölümünün, gelişmiş çiplerin tasarımını yapan ve üretimi farklı şirketlere yaptıran NVIDIA gibi teknoloji şirketlerine yöneldiği ifade edildi.
Buna karşılık doğrudan üretimde çalışanların payı yüzde 4,3, mühendis ve yöneticiler gibi üretim dışındaki çalışanların payı ise yüzde 9,9 olarak hesaplandı. Böylece çalışanların toplam payı yüzde 14,2’de kaldı.
Bakır, Silikon ve Kalay Üreten Ülkelerin Payı Sınırlı
Yapay zeka altyapısının üretimi; madencilikten yarı iletkenlere, enerji ekipmanlarından soğutma sistemlerine kadar uzanan geniş bir tedarik zincirini kapsıyor.
Şili ve Peru gibi ülkeler bakır başta olmak üzere ham madde tedarikinde öne çıkarken, Güney Kore ve Tayvan yarı iletken üretiminde; Malezya ve Meksika ise montaj süreçlerinde önemli roller üstleniyor.
Ancak UNCTAD'ın atıfta bulunduğu araştırmaya göre, incelenen sunucu sisteminde kullanılan silikon, bakır ve kalayın toplam değeri, nihai satış fiyatının yalnızca yüzde 0,2'sini oluşturuyor. Bu durum, yapay zeka üretimi için gerekli ham maddeleri sağlayan ülkelerin nihai ürünün ekonomik değerinden sınırlı pay alabildiğine işaret ediyor.
Yapay Zeka Küresel Ticarette Ağırlığını Artırıyor
Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre çipler ve sunucular dahil teknoloji ve yapay zeka sistemlerini mümkün kılan ürünler, 2025 yılında küresel mal ticaretinin yaklaşık altıda birini oluşturdu. Bu ürünler aynı yıl mal ticaretindeki değer bazlı büyümenin yüzde 42'sini sağladı.
Rakamlar, yapay zeka teknolojilerinin dünya ekonomisindeki ağırlığının hızla arttığını gösterirken üretim zincirindeki kazancın hangi ülkelerde ve şirketlerde toplandığı sorusunu da gündeme getiriyor.
Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Kritik Uyarı
UNCTAD'a göre küresel teknoloji tedarik zincirlerine katılmak, gelişmekte olan ülkeler için istihdam ve ihracat fırsatları oluşturuyor. Ancak yalnızca ham madde sağlamak veya montaj yapmak, daha yüksek ekonomik getiri elde etmek için yeterli olmayabiliyor.
İleri teknolojiye erişim, finansman olanakları ve jeopolitik ilişkiler, ülkelerin bu zincirdeki konumunu belirleyen önemli faktörler arasında yer alıyor.
Kuruluşun Ticaret ve Kalkınma Raporu 2026 çalışmasında, gelişmekte olan ekonomilerin yalnızca yabancı yatırım çekmeye odaklanmak yerine yerel tedarikçilerini güçlendirmesi ve nitelikli iş gücünü geliştirmesi gerektiği vurgulanıyor.
Analizin ortaya koyduğu temel tablo ise dikkat çekici: Yapay zeka üretimi birçok ülkenin katkısıyla gerçekleşse de ekonomik değerin büyük bölümünü elde etmek, üretime katılmaktan çok teknolojiye ve tasarıma sahip olmakla bağlantılı görünüyor.





