Yeni yıl ve noel...Günümüzde artık ikiside aynı anlamı karşılar gibi kullanılsa da noel ve yıl başı farklı iki kavramdır.Yeni yıl takvim hesabı açısından yıl dönümünden başka bir şey değildir.Bu açıdan bakıldığında yeni yılı kutlamak keyfiyetten,kendimizi kandırmaktan öteye geçmez.Ayrıca yeni yılı kendileri için bir pazar haline getirenlerde düşünüldüğünde,bunun kutlanması desteklenmekte yapılan reklamlarla açılan pazarlarla insanları bunu kutlamaya teşvik etmektedir.
Noel kavramına gelince Hristiyan dünyasında noel Hz. İsa’nın doğum günü olarak kabul edilmektedir ve bunun çerçevesinde kutlamalar eğlenceler yapılmaktadır.Hristiyanlar Noeli aslında yeni yıldan 6 gün önce kutlarlar.Hz İsa’nın doğum günü olarak kabul ettikleri 25 Aralık tarihinde. Hz. İsa’nın peygamber olduğu düşünüldüğünde doğum gününün müzikle dansla,eğlence ile çam ağacı kesip süsleyerek kutlanması pek doğru gelmiyor bana.Bizde müslümanlar olarak peygamberimizin doğum gününü kutluyor bir takım faaliyetlerde bulunuyoruz ama bu şekilde değil mevlitler okutarak dinimizin gerektirdiği şekle uyarak.Üstelik bugün hiçbir kaynakta Hz. İsa’nın doğduğu tarihin 25 aralık olduğuna dair kesin bir kanıt yokken bunu kutlamak ne kadar doğru bilemiyorum.Aslında noel geleneğinin hristiyanlığa putperestlik döneminden geçtiği bilinmektedir.Hristiyanlıktan önce güneşi kendilerine Tanrı kabul eden putperestler ,güneşin her gün kendilerini biraz daha erken terketmesine üzülürlermiş,25 aralık tarihinden sonrada günler tekrar uzamaya başlayınca güneşin kendilerini terketmediğini görür buna sevinir,güneşin kendileriyle kaldığını düşünür ve bunu kutlarlarmış.Hristiyanlık geldikten sonra hristiyanlığı kabul eden Roma imparatoru,putperest inanca ait birçok şeyide hristiyanlığa katmış ve bunun sonucunda 25 Aralık tarihide Hz. İsa’nın doğum günü olarak kutlanmaya başlanmış.
Çam ağacı süsleme geleneği de putperestlikten gelen bir olaydır.Noelin,yeni yılın en kötü taraflarından biride bu bence.Zevk ve keyif uğruna milyonlarca çam ağacının katledilmesi çok vahim bir durum.Bir noel kutlamasında Almanya’ da tam tamına 28 milyon çam ağacı kesilmiş.Bu bir cinayetten farksız aslında.Çam ağacı eskiden baharı müjdelediği için,kışın yeniden bahara kavuşması adına süslenirmiş.Daha sonra nasıl olduysa noelin ve yeni yılın vazgeçilmez bir simgesi haline gelivermiş.Bir yerde okuduğuma göre,bunda üçgen şeklini anımsatması ve baba-oğul-kutsal ruh birliğini yansıtmasının etkisi varmış.
Şişman,beyaz sakallı,kırmızı ve beyaz giysiler içerisindeki Noel Baba’nın ortaya çıkışı ise ayrı bir hikaye.Hristiyan inanışına göre Anadolu’da Myra yöresinde bugünkü Antalya –demre tarafında yaşamış olan Aziz Nikolas adlı hristiyan,Roma imparatoru Konstantin’in rüyasına giriyor ve idama mahkum olan üç subayı kurtarıyor.Konstantin’in bu rüyasından sonra Nikolas’ın ünü giderek artıyor ve zamanla hayır kurumlarının,çocukların,yardımseverliğin koruyucusu simgesi haline geliyor ardından adına bir çok kiliseler açılıyor.Noel Baba kimliğine bürünmesi ise ilk önce Almanya’da olmuş ardındanda Avrupa ülkelerine yayılmış.Bugün Çin,Hollanda,İngiltere gibi bir çok ülkede Noel Baba ile kutlamalar yasaklanmış durumdadır.
Yeni yıla girerken insanların birbirlerine iyi dileklerde bulunması tebrik etmesi insan ilişkilerinin gerektirdiği bir sonuçtur.Bunu tebrikle kutlamak ayrı eğlence ile çılgınlık boyutunda kutlamak ayrıdır.
Görüldüğü gibi noel ve yeni yılın bizim değerlerimizle,inancımızla,geleneklerimizle yakından uzaktan bir alakası yok.Hristiyanlıkta bile asıl olarak yer almayan bir bakıma hurafe diyebileceğimiz,insanların kendilerinin dinlerine mal ettiği bir kavramı biz neden kutlarız ki ?
Noel bir batı geleneğidir.Bugün Türkiye’de Noel,yeni yıl kutlanıyorsa bu batı özentiliğinin ve batılılaşmanın getirdiği yozlaşma sürecinin bir sonucudur.
“Sen Hristiyan mısın?” diye sorsan darılır.
Amma yılbaşında hindi, kaz; yemesine bayılır...
Çam deviren hindici, nasıl mümin sayılır...
Bilmiyoruz çoğumuz ne edip yapıyoruz:
“Batı, Batı” diyerek, eyvah! Hep batıyoruz!
Yaklaşınca her sene, öz yurdumda yılbaşı:
Yapılır milletime Frenkçe türlü aşı!..
Buna, ağlar ağacı; hem toprağı, hem taşı:
Müslümanız (!) onlarla, Noel de yapıyoruz.
“Batı, Batı!” diyerek, eyvah! Hep batıyoruz!..
Noel Baba’ya sahip çıktığımız kadar Piri Reis’e,Nasreddin Hoca’ya da sahip çıkabilmek umuduyla..Herkese hayırlı bir yıl olmasını diliyorum.Görüşmek üzere..
Tuğçe GÜNGÖRDÜ